Sen ve Araştırman – Richard Hamming – Yaş (3)

Yaş, fizikçilerin özellikle endişe duyduğu bir diğer faktördür. “Hep gençken yapmalısın, yoksa asla yapmayacaksın” derler. Einstein birçok şeyi çok erken yaptı, tüm kuantum mekanikçiler ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarında gençtiler. Çoğu matematikçi, teorik fizikçi ve astrofizikçi, gençken en iyi çalışmaları olduğunu düşündüğümüz şeyi yaparlar. Bu, yaşlılıklarında iyi işler yapmadıklarından kaynaklı değildir, en çok değer verdiğimiz şey, genellikle erken yaptıklarıdır. Öte yandan, müzikte, siyasette ve edebiyatta, genellikle insanların en iyi çalışmaları olduğunu düşündüğümüz şeyler ise geç yapıldı. Hangi alanda olursanız olun, bu ölçeğe nasıl oturuyor bilmiyorum fakat yaşın bir etkisi var.

İzin ver de neden yaşın gördüğünüz etkiyi yarattığını söyleyeyim. Her şeyden önce, iyi bir iş yaparsanız, kendinizi her türlü komitede bulursunuz ve daha fazla iş yapamaz hale gelirsiniz. Kendinizi Brattain’i Nobel Ödülü aldığında gördüğüm gibi bulabilirsiniz. Ödülün açıklandığı gün hepimiz Arnold Oditoryumu’nda toplandık; üç kazanan da ayağa kalktı ve konuşmalar yaptı. Üçüncüsü, Brattain, neredeyse gözlerinde yaşlarla, “Nobel Ödülü etkisini biliyorum ve beni etkilemesine izin vermeyeceğim; eski, bildiğiniz Walter Brattain olarak kalacağım.” Kendi kendime ‘Bu güzel’ dedim ama birkaç hafta içinde bunun o’nu etkilediğini gördüm. Artık sadece büyük problemler üzerinde çalışabiliyordu.

Ünlü olduğunuzda küçük problemler üzerinde çalışmak zordur. Bu Shannon’ın yaptığı şeydir. Bilgi teorisinden sonra, bir aperatif olarak ne yaparsınız? Büyük bilim adamları sıklıkla bu hatayı yaparlar. Güçlü meşe ağaçlarının büyüdüğü küçük meşe palamutlarını dikmeye devam edemezler. Büyük olanı hemen çıkarmaya çalışırlar ve işler böyle yürümez. Bu, erken tanınınmanın sizi kısırlaştırıyor gibi gözükmesinin bir başka nedenidir. Aslında size uzun yıllardır en sevdiğim alıntıyı aktaracağım. Princeton’daki İleri Araştırma Enstitüsü, bence herhangi bir kurumun yaptığından daha fazla iyi bilim insanını mahvetti: buradakiler gelmeden önce yaptıklarıyla ve daha sonra yaptıklarıyla değerlendirildi. Sonrasında kötü değillerdi fakat oraya varmadan önce zaten mükemmeldiler, ardından ise sadece iyiydiler.

Bu, belki de düzensiz çalışma koşulları konusunu gündeme getiriyor. Çoğu insanın en iyi çalışma koşulları olduğunu düşündüğü şey, değildir. Çok açık bir şekilde değildirler çünkü insanlar genellikle çalışma koşulları kötü olduğunda en üretken haldelerdir. Cambridge Fizik Laboratuarlarının en iyi zamanlarından biri, pratik anlamda küçük bölmeleri olduğu zamandı – şimdiye kadarki en iyi fizik çalışmalarının bazılarını yaptılar.

Size kendi özel hayatımdan bir hikaye sunuyorum. Bell Laboratories’in bana bilgisayar programlama makinelerini programlamak için bir ordu programcı vermeyeceğini erkenden anladım. Yapmayacakları belliydi fakat bunu her yer bu şekilde yapıyordu. West Coast’a gidebilir ve uçak şirketlerinde sorunsuz bir iş bulabilirdim, ancak heyecan verici insanlar Bell Laboratuvarlarındaydı ve onlar oradaki uçak şirketlerindeki arkadaşlar değildi. Uzun bir süre “Gitmek istiyor muydum, istemiyor muydum?” diye düşündüm ve iki olası dünyadan en iyisini nasıl elde edeceğimi merak ettim. Sonunda kendi kendime dedim ki, “Hamming, makinelerin hemen hemen her şeyi yapabileceğini düşünüyorsun. Neden onlara program yazdırmıyorsun?” İlk başta bana bir kusur olarak görünen şey, beni çok erkenden otomatik şekilde programlamaya zorladı. Bir hata gibi görünen şey, genellikle bir bakış açısı değişikliğiyle, sahip olabileceğiniz en büyük varlıklardan biri haline gelir. Ancak, bir şeye ilk baktığınızda ve “Asla yeterince programcı bulamayacağım, o halde nasıl harika bir programlama yapabilirim?” dediğinizde, ilk olarak aklınıza gelen bu olmaz.

Grace Hopper’ın da benzer hikayeleri, aynı türden daha birçok hikaye de var. Sanırım dikkatli bakarsanız, büyük bilim adamlarının sorunu biraz tersine çevirerek bir kusuru bir varlığa dönüştürdüklerini göreceksiniz. Örneğin, birçok bilim insanı bir problemi yapamayacaklarını anlayınca sonunda neden olmasın diye araştırmaya başladılar. Sonra diğer tarafa çevirerek “İşte tabii ki bu” dediler ve önemli bir sonuç aldılar. Kısaca ideal çalışma koşulları çok garip. İstedikleriniz her zaman sizin için en iyisi olmayabilir.