Aslında Merkez Bankalarının dijitalleşme süreçler pek de yeni değil, benzer şekilde CBDC (ya da Türkçe olarak MBDP) diye nitelenen, mevcut anlamdaki ulusal paraların sanal bir ortama dökülme ve kripto para teknolojilerinden bazılarının benimsenmesi hedefleri de.
Ne var ki burada unutulmaması gereken şey (ya da asıl sorun), ödünç alınan teknolojilerin merkeziyetsizlik amacıyla ortaya çıkan bu bakış açısının tam tersine merkezi daha da güçlendirici özelliklerinin adapte edilirken bazı temelleri dışlaması. Blok zincirin içindeki veriler ağdaki her eşte olmazsa şeffaflıktan bahsedebilir miyiz? Merkez Bankalarının şeffaflığı ve kredibilitesi tartışılırken politikalara güveni arttırma potansiyeline sahip bir özellik neden ülkeler tarafından pas geçiliyor?
CBDC’ler ilgili meramımı baştan söyleyeyim (FED, ECB, TCMB veya herhangi birinden bağımsız olarak); kısa vadede bu teknolojilerin kitlelere tanıtılması, benimsenmesi ve işlerlik kazanması açısından inanılmaz faydaları olacak ve pratik uygulamalar ile olası problemler önlenecek. Uzun vadede ise küresel ekonomide eleştirdiğimiz bütün makroekonomik sorunları perçinleme ihtimalleri bir hayli fazla.
Benim gibi MARVEL sevenler için kısa (ve muhtemelen gereksiz) bir analoji; Iron Man ilk filminden itibaren 10 yıl boyunca kötülerle karşılaştıkça onların teknolojilerini adapte etti, vurdu, kırdı derken (spoiler alert!) Thanos’u da böyle yendi. Niyeti en başta kendi sistemini desteklemek ve güç elde etmek olsaydı bunların hiçbirine ihtiyaç duymayacak ve bu ileri teknolojiler hiç ortaya çıkmayacaktı. Neyse, bu What if..? konusu olsun.

Sen Bana Güven, O İş Bende
Asıl konulara gelmeden muhtemelen aylar sonrasına erteleyeceğim bir yazının konusu önem taşıyor, para politikası aslında bir güven oyunu. Karşıdakinin davranışlarını tahmin edebilirsiniz, sürekli dürüst olabilirsiniz, sürekli hile yapabilirsiniz ya da karşıdakinin davranışlarını aynen kopyalayabilirsiniz. Her tarafın kârlı çıkmasının tek yolunun işbirliği yapmak ve dürüst olmak olduğu bu oyun çerçevesinden altın standardını, dolar standardını veya her türlü ekonomik sistemi ele alırsak bu işlerin neden yürümediği veya yürüyemeyeceği konusunda bir fikir edinebiliriz diye düşünüyorum. Mikro ölçekte altruistik olduğumuzu varsaysak bile ülke çıkarları devreye girdiğinde ne kadar fedakâr olabiliriz?
Varlığı Bir Dert, Yokluğu Yara
Açıkçası YÖK veri tabanındaki tezleri o tezleri yazan kişi ve danışmanı, jüriler ve o alanda araştırma yapan niş bir kitle dışında okuyan var mı emin olmadığım için bu noktada çekinmeden tezimdeki tartışmaları konuşacağım ve kendi yazdıklarımı şimdiki zamanda eleştireceğim.
Bordo ve Levin’e (2017) göre ise bir merkez bankası dijital parası aşağıdaki avantajlara sahip olacak ve para politikalarının uygulanması kolaylaşacaktır:
• Hemen hemen maliyetsiz bir değişim aracı (peki ya maliyet oluşursa kime yansıyacak?)
• Güvenli bir değer saklama aracı (MB’lere güvenemiyorsak ve soğuk cüzdan alternatifimiz yoksa ne kadar güvenli?)
• Kağıt para kullanımının azaltan bir araç (e bunu zaten giderek yapıyoruz?)
• Gerçek fiyat istikrarı (küresel olarak?, ulusal olarak?, kısa vadede?, uzun vadede?)
BIS bu konuda çok güzel işler çıkartıyor, güzel araştırmaları ve kapsamlı çalışmaları var. O zaman şöyle demişler;
Bank of International Settlements (BIS) 2018 raporuna göre de merkez bankası dijital parası üç ana bankacılık alanını derinden etkileyecektir:
ödemeler, finansal istikrar ve para politikası. BIS’e göre bunların ne şekilde ve ne derecede etkili olacağı ise tamamen dijital paranın tasarımına bağlı olacaktır. Kara para aklama ile mücadele, yatırımcının ve tüketicinin korunması, finansal sistemin istikrarı gibi faktörler BIS raporuna göre kripto paraların ve/veya dijital paraların benimsenmesi önünde önemli engellerdir ve zorluklarına rağmen bu tip varlıklar küresel çapta regüle edilmelidirler.
Yazarken farkına varmamıştım ama mevcut sistemdeki belli başlı sorunları da istemeden ifade etmişler ve çözümü bu teknolojilerde aramışlar.
Şimdilik arayışlar bu Venn kümesinin kesişimlerini incelemekle geçiyor.

91–114.
CBDC’ler belirli özellikleri belirli ölçülerde alıp ortaya hibrit bir şey çıkartacaklar, ama bu kripto para olmayacak, yani biz “MB kripto parası” diye bir şey görmeyeceğiz (patron çıldırdı temalı bir damping olmadıkça).

CBDC sanal olma özelliğini taşıyacak fakat monopol olma ve merkeziyetçi yapısını da koruyacak. Bu anlamda kılık değiştirmiş bir değer olmaktan öteye geçmesi zor. Evet, daha verimli olacak ama bu verimlilik başka tehditleri de yanında getirecek.
MB bilançoları, senyoraj gelirleri, parasal aktarım mekanizmaları devrimsel ölçüde etkilenebilir (hatta etkilenecek) ama günün sonunda gerçekten istediğimiz bu mu ya da daha iyisi olabilir mi diye sormakta fayda var. Üşenmezsem orada da yazmak istiyorum, ciddi anlamda ezber bozma potansiyeli var kripto para teknolojilerinin ve hızla ilerleyen merkeziyetsiz finansın.
“Tarih doğrusal bir süreç değildir. Mal paradan itibari paraya, oradan da kriptoya, kağıttan dijitale düz bir çizgi şeklinde dönüşüm olmamıştır.”
Barry Eichengreen (“From Commodity to Fiat and Now to Crypto: What Does History
Tell Us? (No. w25426)”. National Bureau of Economic Research.)